|
|
 |
tunalim
Yaş:62
|
Son 4000 yildaki 80 uygarlikla ilgili kapsamli bir arastirma yapan ünlü ingiliz antropolog John Urwin,her uygarlikta aile bozuldukça uygarliginda parçalanmaya basladigini ve milletin çöküsünün ailenin çöküsüyle ilgili oldugunu söylemistir.Tarihte evlilik ve aile kurumu olmayan toplumlar yok olmaya mahkum olmuslardir.Insanlik aile ve evlilige önem verdigi oranda yeniden büyük medeniyetler kuracaktir.Bir fikriniz varsa lütfen yazin..Bu forumu sizlerden gelen cevaplara göre genişletmeyi düşünüyorum.İlgilenmenizi rica eder saygılarımı sunarım...
• Bu Yoruma Cevap Yaz
|
15 Haziran 2010 Salı 02:02:36 |
tunalim
Yaş:62
|
Dünyada kadının durumu-Determined to be Heard :
Perseverance is a great element of success. If you only knock long enough at the gate, you are sure to wake up somebody.
HENRY WODSWORTH LONGFELLOW I couldn’t stop thinking about what I am coming across in the web on cyber sex and cyber porn. I pity those young girls who allow themselves to be instruments of such inhumane acts. Maybe they have their reasons of their own; it could be due to poverty and the need to earn in the easiest way they could think of. It could also be a way for them to express themselves against those people they hated most or maybe they were then objects of abuse or products of broken families. But then it’s not an excuse. If they are in their right minds, they should have strived more, worked hard and prayed hard come what may, They have to find other ways so as not to be involved with the rampant cyber sex and cyber porn. They can even be infected with HIV or AIDS and later on carriers. What will be in store for them in their future? Now, for those who invited them to be their friends, please be kind to them. Please do not aggravate what they truly feel or painfully undergoing thru. Please do not make them your sex toys. I am really appealing to all of you. Give them a chance to move on. If you wanted them as your future partner please do so in the kindness way you could, accord them your respect, considerations and utmost sincerity. Be truthful, please... Yes, sex is one of our biological needs, but it should be treated or given attention to at the right time, at the right place with the right person. This is a must if we would be considering the great difference between animals and human in terms of gratification of sexual urges. Sex done with love, respect and considerations could be the sweetest gift you can share with the person of your choice to be a part of your life till death do you part. Conflicts cannot be avoided because of our individual differences, but regardless of the conflict/s between you and him/her, just stick to each other, cling to one another as tight as you can, learn to listen, persevere, rekindle your love as often as you can, add more of patience, perseverance, loyalty, considerations and respect. Look at ones’ good points; do not concentrate on his/her faults and mistakes. Be at peace with one another. Preserve your family and work hard. Considering all these things would be leading to good family life and good future for the kids. No multiple sex partners and AIDS. No cyber sex and cyber porn. No even to war.
Life is not only a matter of earning money, accumulating properties or even counting sex partners. It is more on being happy and at peace with ourselves, with the people around us and the world God created for us. Life should be more on preparing for the future generations who would be inheriting the things we would be leaving for them to enjoy. Life is a matter of being grateful enough for all God had created and has been providing all of us. Kaynak:Prof. Liwayway Memije-Cruz--TUNALIM...
tunalim tarafından 04.07.2010 17:45:01 zamanında düzenlenmiştir.
• Bu Yoruma Cevap Yaz
|
04 Temmuz 2010 Pazar 17:37:31 |
tunalim
Yaş:62
|
TÜRKİYE'DE KADININ DURUMU
Kamuoyu Araştırmaları Merkezi'nin (KAMOY) yaptığı araştırmada, "mutlu musunuz?" sorusuna, katılımcıların yüzde 42.4'ü "evet", yüzde 31.6'sı "hayır" yanıtını verirken, yüzde 26'sı ise soruyu cevapsız bıraktı.
Katılımcıların yüzde 64'si en önemli sorununun "geçim sıkıntısı" olduğunu dile getirdi. Kadınlar, diğer sorunlarını ise şöyle sıraladılar:
"-Ev ve çocuklarının anlayışsızlığı,
-Yorgunluk,
-Şiddet,
-Bazı çağdaş ev eşyalarından yoksunluk,
-Eğitim eksikliği,
-Sokakta ve iş yerlerinde taciz,
-Toplumu yönetenlerin erkek ağırlıklı olması/ayrımcılık,
-Güvensizlik,
-Çeşitli sağlık sorunları,
-Ekonomik bağımlılık."
"GÜZEL DEĞİLİM"
Geçim sıkıntısından sonra, temel 10 sorun olarak belirtilen bu sıralamadaki unsurların dışında kadınların diğer yakınmaları "istediği gibi yaşayamamak", "güzel bir tatil yapamamak", "eşlerin başka kadınlarla birlikteliği", "güzel olamamak" ve "giyim-kuşam" olarak sıralandı.
Araştırmaya katılanlar, "Gelecekten Umutlu musunuz?" sorusuna da yüzde 40.6 oranında "hayır", yüzde 33.7 oranında "evet" karşılığını verdi. Katılımcıların yüzde 25.7'si soruya yanıt vermekten kaçındı. Araştırmada, kadınlara sorulan 3 seçenek doğrultusunda kendilerini nasıl tanımladıkları soruldu. Bu seçenekler doğrultusunda katılımcıların yüzde 42'si kendini "sorunlu bir kadın", yüzde 26.2'si ise "çağdaş ve mutlu bir kadın" olarak tanımladı.
"AĞIR İŞÇİYİM"
Anketörler, ilk iki seçenek doğrultusunda görüş bildirmeyenlerden "kendilerine özgü bir tanımlama" istediler. Bu seçenek için verilen ilginç cevaplardan bazıları şöyle belirlendi:
"-Ağır işçiyim,
-Ne olduğumu ben de bilmiyorum,
-Köle,
-Şu ellerime bakın siz karar verin,
-Hasta, yorgun ve perişan bir insan müsveddesi,
-Hizmetçi,
-Delirmek üzere olan bir zavallı,
-Günde 15-16 saat ayakta duran bir canlı,
-Talihsiz bir kadın,
-Babasının evinde rahatlık batmış bir tip."
TÜRK KADINI SAĞLIKSIZ
Araştırmada, Türk kadınının sağlık durumunun da "çok kötü" olduğu belirlendi.
Katılımcılara yöneltilen "Tam sağlıklıyım diyebilir misiniz?" sorusuna, yüzde 50 oranında "hayır", yüzde 35.6 oranında "evet", yüzde 14.4 oranında ise "bilemiyorum" karşılıkları verildi.
Kadınların yakındığı sağlık sorunları arasında, çeşitli ağrılar, kadın hastalıkları, psikolojik bozukluklar, diş ve göz sorunları, mide-bağırsak hastalıkları, yorgunluktan kaynaklanan rahatsızlıklar yer aldı.
KADINA DEĞER VERİLMİYOR
Araştırmaya katılan kadınlara yöneltilen, "Türkiye'de kadına değer veriliyor mu?" sorusuna, yüzde 60.2 oranında "hayır", yüzde 21.6 oranında "evet" yanıtı gelirken, bu soruya katılımcıların yüzde 18.2'si cevap vermedi.
İŞ VE EV MESAİLERİ
Araştırmaya katılan ev kadınlarının günde 6-8 saat iş yaptıkları, ağırlıklı oranla (yüzde 66.2) ortaya çıkarken, çalışan kadınların iş ve ev mesaisi olarak yüzde 33.3 oranında 10--12, yüzde 27 oranında 13-15 saat çalıştıkları görüldü.
Katılımcılara yöneltilen "Genç kızlık hayalleriniz evliliğinizde gerçekleşti mi?" sorusuna yüzde 32.2 oranında "hayır", yüzde 30.2 oranında ise "evet" yanıtı geldi. Bu soruya yanıt vermeyenler ise yüzde 37.6 oranındaydı.Araştırmaya katılan kadınlardan bazıları hayli ilginç ve düşündürücü genel değerlendirmeler yaptılar. Bunlardan bazıları şöyle belirlendi:
"-Türkiye'de aile düzeni sarsıntı yaşıyor,
-Boşanmalar daha da artacak,
-Çocuklarımın isteklerini karşılayamıyorum,
-Şimdiki aklım olsa evlenmezdim,
-Para yüzünden evde her gün kavga var,
-Üstte yok, başta yok, kendimden utanıyorum,
-Hani cennet anaların sırtındaydı?
-Biz yandık, kızlarımız ne olacak?
-Başımızdakiler yaşadığımız faciayı görmüyor mu?
-Pahalılık ve yoksulluk canımıza 'tak' dedirtiyor,
-En büyük eğlencemiz televizyon, onda da varsa yoksa futbol,
-Eşitlik sadece kağıt üzerinde,
-Feministlere hak veriyorum,
-Kadınlar her yerde dışlanıyor." Kaynak:haberler.com---Tunalım..
tunalim tarafından 04.07.2010 17:44:33 zamanında düzenlenmiştir.
tunalim tarafından 04.07.2010 17:47:09 zamanında düzenlenmiştir.
• Bu Yoruma Cevap Yaz
|
04 Temmuz 2010 Pazar 17:43:06 |
|