E-mail adresiniz: Şifreniz: Ücretsiz üye ol | Şifremi unuttum

 
Anasayfa | Yardım | İletişim
 
 

Forum kategorileri
Forum İşlemleri
Şiir Türkiye / Forum / Şiir /
En beğendiğiniz Şairler ve Şiirleri
kemalkafi isimli üyenin 20 Nisan 2010 Salı 17:52:34 tarihinde açtığı tartışma 616 kere izlendi.

kemalkafi
Yaş:35
Kimbilir belkide Şiir'i onlar sayesinde sevdik.

En dar zamanımızda çalmıştılar yüreğimizin kapısını.

Mütercim oldular duygularımıza.


Peki, kimdir sizin beğendikleriniz?

Bu Yoruma Cevap Yaz
20 Nisan 2010 Salı 17:52:34

Mümin DÜZENLİ
Yaş:33
Attila İLHAN - Ben sana mecburum


Bu Yoruma Cevap Yaz
20 Nisan 2010 Salı 18:00:45

Banu Uludağ
Yaş:39
Kendi kendimizle yarışmadayız gülüm
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz
Ya dünyamıza inecek ölüm
En güzel deniz:
Henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk:
Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
Henüz söylememiş olduğum sözdür.

Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma
Umuda kurşun işlemez gülüm
Alsa da çukuruna bizi ölüm
Hatırla ki fidanlar çukurlarda
Büyür gülüm

Nazım Hikmet RAN
….......................................................................

En uzak mesafe
ne Afrika'dır,
ne Çin,
ne Hindistan,
ne seyyareler,
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.....

Can Yücel
…....................................................................................

Geldiğimde notun duruyordu masanın üstünde
Sekizde yatmıştın
Saatime baktım sekizi beş geçiyor
O gün anladım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığı
Aramızda düşman gibi duran zamanı
O gün anladım
Senin bana erken
Benim sana geç kaldığımı

Murathan Mungan



Bu Yoruma Cevap Yaz
21 Nisan 2010 Çarşamba 01:12:29

hanedan
Yaş:72
Senden Dönüş - "Faruk Nafiz Çamlıbel"

Bir zaman lâle de sendin bize, peymâne de sen,
Bağda ırmaktın akan, bahçede rüzgârdın esen.

Göl sanırdık ne zaman dalsak ela gözlerine,
Seyrederdik seni günlerce gülistan yerine.

Saçlarındaydı bütün tılsımı binbir gecenin,
Seher alnında, şafaklar gülüşündeydi senin.

Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken,
Bir uzak yıldıza benzerdi güneş sen varken.

Ezelî şi'rinî yazdıkça tabiatte bahar,
Düşünürdük ki tabîatte olan, sende de var!

Ve bilirdik ki tabiat, süzerek cevherini,
Toplamış sende açık, gizli güzelliklerini.

Daha kuvvetli görürdük seni hilkatten de,
Onda kaybettiğimiz sırrı arardık sende...

O zaman sende bulurken biz ömür menbaını
Ansızın sardı adem rengi o cennet bağını.

Her geçen yıl, o güzellikleri senden çalarak,
Serpiyor yerlere bir gül gibi yaprak yaprak...

Seni has bahçeler üstünde görürken daha dün,
Bizi hayran ediyor saksıda bir gonca bu gün!

Şehriyâr olsa da yalnız gidiyor kabre giden;
Dönüyor gözlerimiz âleme, sensiz, yeniden.

Bu Yoruma Cevap Yaz
21 Nisan 2010 Çarşamba 08:53:42

afet kırat
Yaş:57
Necip Fazıl Kısakürek, hemem hemen tüm şiirleri...

Bu Yoruma Cevap Yaz
22 Nisan 2010 Perşembe 01:24:44

superkizz
Yaş:21


Hicran cehenneminde çözülmez bu kördüğüm,

Ey gözlerinde cennet-i alayı gördüğüm.

Adeti aşıkların cevre tahammül eylemek.


Eğer gönlün bizimleyse Yemen’de de olsan bizimlesin

Yok gönlün Yemen’deyse bizimle de olsan Yemen’desin.

Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge,

Ne açar kimse kapım, bad-ı sabadan gayrı.

Hasret bir rüzgar kahı kahı aralar geçer.

Gördüğüm her güzel şey beni yaralar geçer.

Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yare mutadım.

Seni ey gül sever canım ki canana hitabımsın.

Gel gel beru ki savm ü salatın kazası var

Sensiz geçen zaman-ı visalin kazası yok.

Varsın seni örünce afakın kolu sarsın

Şair sen üzüldükçe ve öldükçe yaşarsın

Şirler bile pençe-i kahrımdan olurken lerzan

Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

Bir hayli yıldır açtığı yok gonce-i gülün

Feryadı gelmez oldu bu gülşende bülbülün

Onu tanıyan ve itaat eden zindanlarda dahi olsa bahtiyardır

Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.

Ben öyle bilirim ki yaşamak

Berrak bir gölde çocuklar aşkına

Zülali yar senden geçilmedi

Kırıldı kadehler mey içilmedi

Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkitler ne bilir,

Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat.



Bu Yoruma Cevap Yaz
23 Nisan 2010 Cuma 20:08:59

Homerotik
Yaş:58
GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ
Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!




Nâzım HİKMET



Bu Yoruma Cevap Yaz
26 Nisan 2010 Pazartesi 09:20:17

msakman
Yaş:37
Düş ve Dua


yağmura,nisana ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim

ırmak inadıyla yürüdüm uzaklara
bir derviş olup yürüdüm uzaklara

yanıldı denektaşım geriye döndüm
Kutsal Sözler Panayırı'na sığınıp
ipeksi bir sessizliğe büründüm:

bir hayat,mahçup ve duru
Tanrım,gülleri
ve sessiz harfleri koru.


İbrahim Tenekeci

Bu Yoruma Cevap Yaz
03 Mayıs 2010 Pazartesi 01:46:54

detay
Yaş:52
SERİN MISRÂLAR

( A. YAĞMUR TUNALI )

Konar yüreğime isminizle bir ışık.
Açık pencereme yürür bir deli rüzgâr.
Öper, binbir hazzı, bu duyguda sarmaşık;
Sevince ürperir, ışıl ışıl sabahlar.

Gün günü sürerken, gönül hasret kuşunda,
Dost öpüşler girer rü’yâlarıma birden.
Derinden duyarım her günün doğuşunda:
Yine başlıyoruz.. bıraktığımız yerden.

Ne bugün telâşı, ne dünün karanlığı,
Bu şafakta yalnız, yüzünüz gülümsüyor.
Yüzünüz ki siler, bütün hükümranlığı;
Yüzünüz kibir ruh; yüzünüz kibir akkor!

Sanki mahmûr açar gözlerini her ânım,
Sarhoş sükûnunda güzelliğiniz güler.
Ufuklar öpüşür okununca fermânım:
Ve gökçe bilenir uğrunuzda süngüler.

Konar yüreğime isminizle bir ışık.
Açık pencereme yürür bir deli rüzgâr!
Bilmem kiezelden böyle miydi sarmaşık;
Böyle serin miydi, dünyâmızda sabahlar? !

A. YAĞMUR TUNALI (Hisar 1979)

Not: Metin Yazarı, Senarist, Sunucu, Yapımcı ve Yönetmen A. YAĞMUR TUNALI Siirleri Yakup ICIK arsivlerine Aittir!

Bu Yoruma Cevap Yaz
24 Haziran 2010 Perşembe 19:02:08

detay
Yaş:52
Allah Birdir Peygamber Hak ( Aşık Veysel Şatıroğlu )

Allah birdir Peygamber Hak
Rabbül alemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası

Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
Hep Adem'in oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış var mı ve neresi?

Kuran'a bak İncil'e bak
Dört kitabın dördü de Hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası

Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir, ne kızılbaş
Değil miyiz hep bir kardaş
Bizi yakar bizim ateş
Söndürmektir tek çaresi

Kimi ne çeker dilinden
Hem belinden hem elinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası

Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir Haktan
Rahmet dile sen Allah'tan
Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allah'tan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…

Aşık Veysel Şatıroğlu

Not: Bu yüregi güzel-genis insani dualarimla aniyorum...

Bu Yoruma Cevap Yaz
24 Haziran 2010 Perşembe 19:05:08

 « Önceki sayfa   1   2   Sonraki sayfa » 

Bölümler Yardım Şiirlerin tüm hakları ve sorumluluğu şiir sahiplerine aittir.

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.